27 Mayıs 2013 Pazartesi

Korkunç Bir hata yaptım...

Dün şehir dışına yaklaşık 1.5  saatlik  uzaklıktaki bir geziye katıldım.Gezi öncesi saat konusunda bilgi almıştım.Saat 9.00 da gidip 19.00 da dönecektik.Ama ne hikmetse gezi 21 e sarktı ve bakıcı saat 19 da çıktı.Çünkü kadını o saate ayarlamıştım sonuç itibariyle 2 saat annem evde yalnız kaldı ve o arada ağrıları artmış yolda haberim oldu.Eve 4 arkadaşımla kendimi nasıl attığımı bilemedim.Hemen hastaneye gittik ve ağrı kesicisi yapıldı.Hala kendime gelebilmiş değilim.Ben bu hatayı nasıl yaptım? Nasıl o geziye gittim hala inanamıyorum.

6 yıldır 2 kez şehir dışı denebilecek seyahate çıktım ve 2.sinde bunlar oldu.Perişan haldeyim.Ne yapacağımı şaşırdım.Anneme mi üzüleyim ,biten hayatıma mı.Neresinden tutsam güneş yemiş paçavra gibi elimde kalıyor

İşin kötüsü annem 15 gün önce ağrı kesici flasterleri kullanmayı bıraktı.Morfin türevi olduğu için beynide etkiliyor ve sersemletiyor.Bu yüzden artık kullanmıyor.15 gündür sıkıntı yoktu ama dün gece perişan oldum.Hastalığını bilmemesi iyi mi kötü mü şaşırdım artık.Bir türlü rayına oturmuyor

Ve daha da berbat birşey şu yaşadıklarımı oturup kimseyle konuşamıyorum.İnsanlar dert dinlemek istemiyor.Sadece eğlenmek istiyorlar o da bende yok.

Yani özetle çaresizlik denizinde ben kıyıya vurmuş durumdayım




4 yorum:

  1. off off ya, çok üzüldüm gerçekten. ne olur kendine yüklenme ama, senin suçun yok. insanız hepimiz, inan bana dışarıya çıkmaya aşırı ihtiyacın olduğu için o anda düşünemeden o geziye evet dedin, düşünemedin sadece. insanlar bir anlık hatalardan daha büyüklerini kaybettiler, çok şükürler olsun ki daha kötü bir şey olmamış. inan bana kendini suçlamak sadece seni daha fazla yorar, yapma bunu.
    annen güçlü bir kadın mıdır? bir kitap okumuştum "mavi saçlı kız" diye, duymuşsundur belki. lösemi olan bir kızın güncelerinden oluşuyor. bir yerde kızın şöyle bir cümlesi vardı: "iyi ki bana hastalığımı söylemişler, söylemeselerdi onunla savaşmam gerektiğini bilmezdim." aşağı yukarı böyle bir cümle. ben kendi adıma böyle bir hastalığım olsa bana söylenmezse daha iyi savaşırım, ama bazı insanlarsa tam tersidir. belki annenle konuşman işe yarayabilir, tabi ki tamamen sana kalmış. sıkma kendini, bolca dua et. ve görüştüğün aile yakınlarına haber et, sana destek olmaya çalışsınlar hiç değilse. hayatın çok zor biliyorum, bu daha ne kadar böyle gidecek, nasıl katlanacaksın onu bilemiyorum işte. hiç değilse yakında okulun bitecek ve elinde bir diploma olacak, hayatından bir maddenin yanına ✔ koyabileceksin. ondan sonra daha iyi bir iş ve belki tam zamanlı bakıcı tutma imkanlarını elde edebilirsin, en önemlisi memlekete geri dönebilirsin. önüne bu umutları koy, başka hiç bir şey düşünme ve o güçlü, sert halinle devam et yaşamına. ben hep buradayım unutma.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Hilal çok teşekkür ederim.İnan ki senin gibi birkaç iyi dost beni böyle teselli etmese ayakta duramayacağım.Ne yapacağımı şaşırdım.Kendi psikolojim dibe vurmasın diye insanlarla iletişim kurayım diyorum.O arada annemi ihmal etmiş oluyorum.Açıkçası bende şaşırdım

      Anneme gelince annem hastalığını öğrenirse yıkılır.Bu kötülüğü ona asla yapamam.Mecbur böyle devam edecek.Nereye kadar kısmına gelince.İnan bende bilmiyorum.Tek bildiğim çok ama çok yorulduğum

      Sil
  2. çok zor bir durum. Ne desem boş ama bir şey yazmak istedim. Bir ara senin yaşadığın duygulara benzer duygular hissediyordum. Hatta o kadar ağırlaşmıştım ki, annem yemek yemezse ben de yemiyor, su bile içmiyordum. Kendime ait bir hayatım olmasını düşünmek bir yana annem için var olduğumu düşünüyordum. Profesyonel bir yardım almadan çıkamadım işin içinden. Gerçi bu gün bile çok farkım yok eski halimden ancak kendime hep doktorun söylediği sözü hatırlatıyorum. "Anne ve kız olarak rolleri değişmişsiniz, o anne değil kız, sen de kız değil anne olmuşsun. Oysa anne olan o. Her ne olursa olsun bu güzelliği onun elinden almaya hakkın yok"
    Biliyorum içeriden bakınca ne alakası var diyebilir insan. Ama aklının bir köşesinde bulunmalı bence bu. Bu tip ağır hastalıklar söz konusu olduğunda hasta kadar yakının da ruh sağlığını koruması çok önemli. Çünkü iki taraflı düşünmek gerekiyor böyle durumları. Her ne olursa olsun, o senin annen. Ve sen bütün gücünle onu koruyup kollamaya çalıştıkça daha da zayıf hissediyor olabilir kendini. Sana bunu söylemeyebilir hatta farkında bile olmayabilir ancak kendine karşı olan güvenini de sarsıyor olabilirsin. Sen bir hata yapmadın. Anne olan sen olsan dahi bir hata yapmadın. Kendine bu kadar yüklenme.
    Hastalık konusuna gelince, bence dünyada hiç bir insan yoktur ki o kadar ağır hasta olup hastalığının ne olduğunu bilmeyen. Kendini düşün, annen yerinde olsaydın hissetmez miydin içinde neler olup bittiğini. Adını koyamıyor olabilir ama bence o seni üzmek, bundan konuşup seni hırpalamak istemiyor, görüyor nasıl çırpındığını. Ve gerçekte senin burada yazdığın gibi hissettiğini, o geziye gittiğin için kendini suçladığını bilse mahvolur. Bunu söylemesen de hissediyordur emin ol. Çünkü anneler hakkında öğrendiğim en önemli şey; "anneler bilmese de hisseder, ne yaparsan yap yanıltman mümkün değildir".
    Umarım yazdıklarımı yanlış anlamazsın. Seni kızdırmak, incitmek ya da ukalalık yapmak değil asla niyetim. Hem yaşadıklarımı oturup kimseyle konuşamıyorum demişsin ya, blogun var, sen yaz, ben okuyorum, buradayım unutma...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İpek böceği kızar mıyım hiç.En ufak bir bilgi ve ilgi kırıntısına bile muhtacım şu an.Aslında biz annemle rolleri o hastalanmadan çok zaman önce değişmiştik.Benim annem çok sessiz ve sakin bir insandır.Bu nedenle hayatı boyunca canavar timsali olan teyzelerim ve babam tarafından ezilmiştir.Bu nedenle ben onu çok uzun zamandır koruyorum.O da buna o kadar alıştı ki.Artık anne rolü üstüme tam anlamıyla yapıştı olası bir durumda bunu aksatırsam annemde çok tepki veriyor.Hatta öyle bir noktaya geldik ki artık beni neredeyse hiç düşünmüyor

      Doktorların kızınızı üzmeyin ilaçları kullanın tavsiyesi hatta baskısı bile pek işe yaramıyor.Onu öyle çok seviyorum ki kendimden çoktan vazgeçtim arada bir yaşadığımı hatırlıyor gibi olursamda hastalığı bir balyoz gibi kafama iniyor.

      Tek istediğim şey maddi ya da manevi çöküntüye uğramamak. Eğer uğrarsam bu ikimizin de felaketi olur.Bu nedenle ayakta durmaya çalışıyorum

      Sil

Yazar Hakkında

authorYazar 20 yılı aşkındır bu ne biçim bir hayat sorusunu kendine sormakta ne yazık ki hala cevap bulamamaktadır. Yazarın bu blogu kurmadaki amacı hayatındaki değişim ve gelişimleri gözlemektir. (Henüz bir değişim gözlenmedi ) Tabi bu arada okuyanların içini daha fazla karartmamak adına alışveriş, diy ve eglence paylaşımları ile bloga renk katmayı amaçlamaktadır.



İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *