Beni duyan var mı?
Öyle anlar var ki duyulmaya ihtiyacımız olan.En derin acıları paylaşmak istediğimiz zor zamanlar... Ama çoğu zaman bizi dinleyecek bir kulak, uzatılan sıcak bir omuz bulamıyoruz değil mi ? Sessiz çığlıklarımızı yutkunup atıyoruz taaa en derinlere.Neden insanlar zor anlarda küçükte olsa teselli, veremez hemen o kasvetli ortamdan kaçarlar.Çoğu zaman en yakınlarımız bile dinlemiyor artık bizi.Herkes sadece eğlenmek istiyor ,sadece kendi ön planda olsun.Dertlerinizi dinlemedikleri gibi iyi de olun istemiyorlar çoğu zaman herkes sadece kendi iyi olma çabasında.Çoğu zaman soruyorum bu soruyu kendime ne ara bu hale geldik ,nasıl bu kadar duyarsızlaştık diye. Çok değil birkaç yıl geriye gidiyorum sosyal medya akıntısının facebook ile başladığı dönemlere.
Evet facebook ile başlayan ne yedim ne içtim ,ne gezdim furyası twitterde 140 kelime ile atarlı ,bilgi dolu paylaşımlara oradan da aman ne kadar güzel ve zenginim imajı veren instagram günlüklerine taşındı.Kabul edelim hepimiz etkilendik.Hangi genç kız istemedi ki profil resmine gelinlikli fotoğraf koymak için evlenmeyi ,ya da asgari maaşla bir iphone 6s almayı. Böyle böyle küçüldük isteklerimiz ve gösterişimiz artarken insanlığımız hep küçüldü. Artık sadece eğlenmek insanları kıskandırmak istiyoruz.Ne dert duyalım ne tasa .Ne yardım edelim ne de ses verelim sadece gözümüzü ,kulağımızı kapatalım insanlara.
Sonra mı ? Sonra biz de insanız ya hani derdimiz tasamız olursa nasılsa bizi de dinleyecek kimse olmayacak hadi içki içelim.Sigara dumanında boğulalım.Durum daha vahimse psikiyatra gidelim.İnsani tüm ihtiyaçlarımız 50 mg lık bir hap gidersin değil mi?
Gidermiyor dostum gidermiyor. Çevremizdeki insanların çığlıklarına kulak vermedikçe bizi de kimse duymayacak.İnsan ruhu beslenmedikçe konuşup zehirini dışarıya akıtmadıkça iyi olmuyor.Birbirimizi iyi etmiyoruz.Dinlemiyoruz.Bende çok muzdaribim bu dertten.Sürekli insanları dinleyip iyi edeyim derken bakıyorum da benim zehirimi alan ,çığlığımı duyan kimse yok yakınımda.Boğulacak gibi oluyorum çoğu zaman ama elden ne gelir ki. Çağın hastalığı değil mi vurdumduymazlık, görmezden gelmezlik.Böyle giderse hepimiz hasta olacağız.Birbirimizi iyi etmedikçe bir virüs gibi yayılıp ruhumuzu eritip bitirecek bu hastalık.
Not; Bu akşamı Frost/Nixon'un soundtrack'ı ile sonlandırıyorum.İzlemeyenler için bu filmi şiddetle öneriyorum.Mükemmel bir politik röportaj örneğidir.
Duydum çığlığını hadi gel birlikte çığlık atalım aynı şeylerden müzdaribimde , bademciklerim patlayana kadar çığlık atmak istiyorum.
YanıtlaSilçok anlamlı bir yazı olmuş tebrik ederim, hayatın özeti resmen
YanıtlaSil